Hırsızlık Hastalığı

Hırsızlık bazen hastalık halini alabilir. Hırsızlık hastalığı bir kişiyi, başkasının eşyasını o kişi fark etmeden izinsiz olarak almaya iter.  Bunun hırsızlıktan farkı,

  • Nesneyi ihtiyacı olduğu için almaz.
  • Kullanma gibi bir kaygısı yoktur.
  • Maddi değeri nedeniyle satma düşüncesinde değildir.

Kısacası bu hastalığa yakalananlar çalma dürtüsüne sahiptirler.

Hırsızlık Hastalığı

Halk arasında hırsızlık ya da çalma hastalığı olarak bilinen bu hastalığın tıp literatüründeki adı kleptomanidir. Daha teknik bir şekilde ifade edersek, kleptomani bir dürtü kontrol bozukluğudur.

Hastalar, amaçları çalınan eşyanın maddi değerleri ile ilgili olmasa da üçüncü kişileri maddi zarara uğratabilir. Bu nedenle hem psikolojik hem de adli bir vakaya dönüşebilir. Hastaların, hasta olduklarını kabul etmemesi ya da hırsızların hastalığı bir kılıf olarak kullanabilmesi gibi nedenlerle yaygınlığı tam olarak tespit edilememektedir.

Öte yandan, alışveriş merkezlerinde, mağazalarda yaşanan hırsızlık olaylarında hırsızların yüzde 5 ile 25’ine kleptoman teşhisi konulmaktadır. Ayrıca, kadınlarda erkeklere oranla dört kat daha fazla görüldüğü belirtilmektedir.

Hastalığın ve Hastaların Genel Özellikleri

Hastalık farklı kişilerde, farklı nedenlerle ortaya çıkmış olsa da yapılan çalışmalar sonucu birçok ortak paydanın olduğu ortaya çıkartılmıştır. Bu çalışmalar tedavi yöntemleri geliştirmek için oldukça önemlidir.

Bu hastalığa yakalananlar ile ilgili bilmeniz gereken önemli noktaları şu şekilde özetleyebiliriz.

  • Hastalığın arkasında genellikle çocukluk dönemine kadar uzanabilen psikolojik sorunlar yatmaktadır.
  • Hastaların çoğunda özgüven eksikliği tespit edilmektedir.
  • Genelde çocukluk döneminde baskı yaşayan, başarısızlıkla itham edilen, özgüveni kırılan kişiler arasında yaygındır.
  • Genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan bir dürtüdür.
  • Çalınan eşya bir elmas, bir telefon ya da bir kurşun kalem olabilir. Hastalar için çaldıkları eşyanın değerinin hiçbir önemi yoktur.
  • Hastalar, yaptıklarının doğru olmadığının bilincinde olsalar da hasta olduklarını kabul etmezler.
  • İleri yaşlarda özellikle değer verilen bir kaybın ardından ortaya çıkabildiği de düşünülmektedir. Ortalama olarak kadınlarda30-35 yaş, erkeklerde ise 50-55 yaş en sık görülen yaş aralıklarıdır.
  • Hırsızlık hastalığı görülen kişilerde, genellikle başka dürtü kontrol bozuklukları da gözlemlenir.

Bu psikiyatrik bozukluklar arasında, duygu durum bozuklukları, yeme bozuklukları gibi psikolojik hastalıklar sayılabilir.

Hırsızlık Hastalığı Tedavisi

Hırsızlık hastalığı, bazı durumlarda fiziksel sorunların ardından yaşansa da tamamen psikolojik bir rahatsızlıktır. Kişinin geçmişte yaşadıklarından ortaya çıkabileceği gibi kendisi için travma haline dönüşen bir olayın hemen ardından da başlayabilir.

Kişi bir şey çalacağı zaman önce yüksek bir gerilim hisseder ve adrenalin yaşar. Bunun hemen ardından çaldığı şeyi bir başarı olarak görür, kendisiyle gurur duyar ve mutlu olur. Muhtemelen bu ani duygu değişikliği, kleptoman için bağışıklık yaratmaktadır.

Kleptomanlar hasta olduklarını kabul etmezler. Bu nedenle, tedavi süreci kolay değildir ve mutlaka uzman yardımı alınmalıdır.

Hastalığın tedavisinde genel olarak psikanaliz yöntemi kullanılmaktadır. Hastalık uzun süredir devam ediyorsa, kaynağında yatan sebep bulunmalı, kişinin yüzleşmesi sağlanmalı ve sorunun tamamen giderilmesi için uygun yöntemler geliştirilmelidir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı